TMMOB: Günde en az 7 işçi hayatını kaybediyor
TMMOB: Günde en az 7 işçi hayatını kaybediyor
Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) Yönetim Heyeti Başkanı Mehmet Soğancı, Türkiye´de iş cinayetleri ve işçi ölümlerinde dünyada en üst sıralarda olduğunu söyleyerek, "2003 yılında günde vasati 3 işçi hayatını kaybederken, bu sayı bugün 5-7 işçiye kadar çıktı. Her yıl vasati 1500 emekçi hayatını kaybediyor, binlercesi iş göremez duruma gelecek derecede sakatlanıyor" dedi. İş cinayetlerine dikkat çekmek için TMMOB tarafından ilki 2013 yılında tertip eden "3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü" bu yıl DİSK, KESK ve TTB ile beraber gerçekleştirildi. DİSK Başkanı Kanaat Beko, KESK Eş Başkanı Şaziye Köse, TMMOB Yönetim Heyeti Başkanı Mehmet Soğancı, TBB Merkez Konseyi Başkanı Bayazıt İlhan, 3 Mart 2015 tarihinde TMMOB´da konuya ilişkin bir basın toplantısı düzenleyerek başlatılan imza kampanyası ile ilgili bilgi verdi. TMMOB Yönetim Heyeti Başkanı Mehmet Soğancı iş cinayetleri ile ilgili şu bilgileri verdi. "Cinayetlerini asıl nedenini neoliberal politikalar olarak gösteriyor" diyen Soğancı, uygulanan neoliberal ekonomi siyasetlerinin iş garantisinin azaldığına, esnek çalışma biçimleri, çalışma şartlarının ağırlaşması; özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması; sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, legal düzenlemelerdeki yanlışlıkların başlıca iş cinayeti sebebi olduğuna dikkat çekti. Soğancı, "Ülkemizde her yıl binlerce iş kazası yaşanıyor, onlarca emekçi hayatını kaybediyor, binlerce emekçi yaralanıyor. Her yıl artan iş cinayetleri, ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda düzenlemelerin ne kadar sorunlu olduğunu bir defa henüz ortaya koyuyor" diye konuştu. "CEZALARIN YETERSİZLİĞİ CİNAYETLERE DAVETİYE ÇIKARIYOR" Mehmet Soğancı şunları söyledi: "Yalvaç´ta tarım işçisi kadınlar; Soma´da, Ermenek´te maden emekçileri; Davutpaşa ve Ostim´de imalathane işçileri, Mecidiyeköy´de, Esenyurt´ta inşaat işçileri iş cinayetlerinde, işçi katliamlarında canlarını veriyor. On binlerce emekçinin alın terine gözyaşı ve kan karışıyor. Son olarak Torunlar Center´de 10 işçinin hayatına mal olan ´asansör faciası´ davasında tutuklu yargılanan 3 kişinin serbest bırakılmasında da görüldüğü üzere; bugüne kadar yaşanan iş cinayeti davalarında henüz fazla kâr için en temel önlemleri almayan patronların yerine, birkaç mühendis ya da iş güvenliği uzmanının mesul gösterildiği ya da herkesin aklanarak işin içerisinden çıkılmaya çalışıldığı bir süreç işliyor. Dolayısıyla verilen cezaların yetersizliği ile adeta yeni iş cinayetlerine davetiye çıkarılıyor." ÇÖZÜM ÖNERİLERİ "Özelleştirmeler iptal edilmeli, madencilik sektörü başta olmak üzere taşeronluk ve rödevans ile her türlü güvencesiz çalışma uygulamaları kaldırılmalıdır" diyen Soğancı şu çözüm tekliflerini sundu: * İşçi sağlığı ve güvenliğinin ayrımsız tüm çalışanlar için bir hizmet değil, bir hak olduğu ve çalışanların bu hakkına karşı tek muhatabın devlet olduğu kabul edilmelidir. * Sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalı, başta ILO standartları-sözleşmeleri olmak üzere global sendikal normlarla çelişen engeller kaldırılmalı ve örgütlenme teşvik edilmelidir. * Toplu iş sözleşmesi hakkının önündeki başta çifte baraj uygulaması olmak üzere tüm engeller kaldırılmalıdır. * İşçi sağlığı ile güvenliğinin birbirini tamamladığı gerçeğinden hareketle, tüm çalışanlar insana yakışır norm ve standartta bir sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır. * Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, yoğun olarak kadın ve çocuk işçi emeği sömürüsüne dayalı kayıt dışı çalıştırma yasaklanmalı, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır. * Bağımsız denetim mekanizmaları oluşturulmalı, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının iş güvenceleri mutlaka sağlanmalı, ücretleri oluşturulacak bir fondan karşılanmalıdır. Bu meslek gruplarının eğitiminde TTB ve TMMOB yetkili kılınmalıdır. İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının ilgili meslek odalarına üye olmadan çalışmalarına izin verilmemelidir. * Denetim raporları; şeffaf olmalı ve ilgili sendikalara, meslek odalarına iletilmelidir. * Yıllardır ihmal edilen meslek hastalıklarının önlenmesi, gerekli taramaların yapılması hastalıkların tespiti için legal düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir. * Koruyucu sağlık hizmetleri yerine tedavi edici sağlık hizmetlerine öncelik verilen uygulamalardan vazgeçilmeli, koruyucu sağlık hizmetleri geliştirilmelidir. * Sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin karar süreçlerinde ve yönetiminde etkin katılımının olduğu idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe sahip Ulusal İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurumu oluşturulmalıdır.